29 Aralık 2015 Salı

Mohenjo-Daro


Mohenjo-Daro



On bin yıl önceki nükleer savaş ve bunun destanı Mahabharata… Destanda anlatılanlara kanıt  olarak Mohenjo-Daro kenti gösteriliyor. Pakistan’daki bu gelişmiş antik kent 1922’de ortaya çıkarıldı. Mohenjo-Daro, ızgara biçiminde planlanmış ve su sistemi bugünkü modern sistemlere benziyor. 


Düzenli yollar ve kanalizasyon sistemleri geniş bir nüfusu barındırdığının işareti. Çamurla sıvanmış tuğla evler iki katlı ve büyük kısmında banyo var. Antik kentin caddelerinde bulunan siyah cam kalıntılarının ve kil çömleklerin çok yüksek ısıya maruz kalarak eridikleri keşfedilmiş. Arkeologlar, caddelerde yatan iskeletler bulmuşlar; bir anda ölmüş bu insanların yumrukları sıkılı haldeymiş. İskeletlerde tespit edilen radyoaktivite, Hiroshima ve Nagasaki düzeyinde. 

Bu olay Mahabharata Destanı’nda “Cesetler tanınmayacak kadar yanarlar, ölmeyenlerin saçları ve tırnakları dökülür, çanaklar, çömlekler kendi kendilerine kırılırlar, yiyecekler zehirlenir. Kaçmaya çalışan savaşçılar ve eşyaları küllerle yıkanmaktadırlar. Derken vahşi bir rüzgar başlar, bulutlar kükrer, toz ve çakıl taşları yağmaktadır. Doğa dengesini yitirir, güneş gökte sallanmakta, dünya titremekte, korkunç silahtan yayılan kavurucu sıcaklık, her şeyi yakmaktadır” diye anlatılır. 


Bir bakışa göre, Mahabharata en eski bilim kurgu örneği. Zeki canlılar arasında çıkan bir anlaşmazlığın, savaşa dönüşmesi ve günümüz teknolojisinin çok ötesinde silahların kullanılması anlatılıyor. İtalyan bilim insanı Roberto Pinotti, destanda geçen Vimanalar´ın UFO´larla benzerliğine dikkat çeker.

http://listelist.com/aciklanamayan-olaylar/

27 Aralık 2015 Pazar

Şecaat arz ederken sirkatini söyler



ŞECAAT ARZ EDERKEN SİRKATİNİ SÖYLER

1918'de gaz yüzünden bir süre gözleri görmeyen Hitler eğer gözleri iyileşirse mimar olma planlarını bırakıp politikacı olmaya kendi kendine söz verdi. Görme yetisini tekrar kazandığında Almanya'yı bulunduğu umutsuz durumdan kurtarıp ait olduğu yere yükseltmek için ant içti. Ama daha sonra planda bir değişiklik yaptı. Tarihin önceki delilerden daha da deliydi ve 20. yüzyılın en büyük demogoguydu. Yaptığı işlerin kaydını çok sıkı tutturuyordu. Gelecek nesillerin bunlardan faydalanmasını istiyordu. 


Hitler ve propaganda bakanı Joseph Goebbels ise kayıtlardan fazlasıyla ilgileniyordu. Almanya o sırada film yapımında uluslararası bir merkezdi. Babelsburg'daki stüdyolarda bugün klasik olan yönetmenler çalışırdı; Fritz Lang (Metropolis, M), F.W. Murnau (Nosferatu) ve Robert Wiene (Dr. Caligarınin Dolabı) bunlardan bazıları. Dahası yetenekli kadın belgeselci Leni Riefenstahl Olmpia ve Azmin Gücü adlı destansı filmleriyle Nazi propagandasına destek olmuştu. Hitler ve bakanlarına bu da yetmedi ve "#m Yıl Boyunca Reich" filmini çektirdiler. Film ve resim karelerine savaşla ilgili her tür sahne kaydedildi. Fabrikalar, eğitim kampları, göreve gönderilen askerler, Berlin'in tekrar inşası, sanat ve politika. Etnik temizlik de tüm planın bir parçası olduğundan toplama kampları da filmde yer alıyordu. Naziler tam anlamıyla "şecaat arz ederken sirkatini söylüyordu." Ne kadar kahraman olduklarını anlatmak için gerçekleştirdikleri etnik temizliği kanıt olarak gösteriyorlardı. 

Almanya savaşı kaybedip Hitler intihar ettiğinde Nazi savaş suçlularını yargılamak üzere uluslararası bir mahkeme kuruldu. Mahkeme 20 Kasım 1945'de Almanya'nın Nürmberg şehrinde başladı. ABD, İngiltere ve Sovyetler Birliği'nden gelen hakimlerin oluşturduğu bir kurul mahkemeyi yönetiyordu. Nazi savaş suçluları, görgü tanıklarının ve işkence kurbanlarının ifadeleri alınarak yargılandı. Yargıçlar delillerin sadece konuşulanlardan ibaret olacağından korkuyordu. Dahası olayların boyutlarının ne olduğu sürekli sorgulanıyordu. Ölüm ve acı savaşın normal bir parçası kabul ediliyordu. 


Nazilerin çizgiyi geçtiğini ispat eden herhangi bir delil var mıydı? O sıralarda CIA'nin başında olan ve "vahşi" lakabıyla anılan Bili Donovan sayesinde farklı arşivlerden belgeler mahkemeye akmaya başladı. Bunların arasında Nazilerin yönetim birimlerinin yazışmaları da vardı. Bu belgelere dayanarak da yargılananlar mahkûm edildi.

            114 Hitler ve Goebbels'in sinemaya ilgileri sayesinde, Nazilerin yaptıkları ve toplama kampları filmlerinde delil olabilecek birçok unsur ortaya çıktı. Nazilerin ne kadar korkunç olduklarını hayal gücüne bırakmayan belgelerdi bunlar. Hitler çok iyi biliyordu ki bir resim bin söze bedeldi. Duruşmaların sonunda yirmi bir Nazi subayı çeşitli savaş suçlarından hüküm giydi. 




On ikisi ölüme mahkum edildi, gerisi hapse gönderildi. Daha ah düzeydeki askerler ve gardiyanların davalarından da 24 idam 128 hapis kararı çıktı. Bu dava için daha sonra özür dileyenler oldu. İçinde bulundukları koşullardan dolayı kişilerin suç olarak görmedikleri eylemleri yaptıkları için cezalandırılamayacağı söylendi. Ancak ABD Yüksek Mahkemesi Başkanı Robert Jackson bireyin bilinci dahilinde yaptığı her davranıştan sorumlu olduğunu savunan fikirleri kabul gördü. Savaş suçları konusunda fazla anlaşmazlık yoktu. İşlenen suçlar gelecek kuşaklara ibret olması için kayıtlara geçti.

26 Aralık 2015 Cumartesi

800 yıllık cep telefonu şok etti

Avusturya'da ortaya çıkarılan 800 yıllık nesnenin cep telefonuna benzerliğini görenler donup kalıyor. UFO uzmanları, nesneyi uzaylıların getirmiş olabileceğini iddia ediyor.





Avusturya'da yapılan bir kazı çalışmasında 13'üncü yüzyıla ait olduğu tahmin edilen bir nesne bulundu. Oyulmuş taştan yapılma nesnenin günümüzde kullanılan cep telefonlarının ilk örneklerine olan benzerliği herkesi şaşırttı.
ŞOKE EDEN UFO GÖRÜNTÜLERİ SEMBOLLER, SÜMER ÇİVİ YAZISI...
Sabah'ın haberine göre üzerinde hatları oldukça belirgin şekilde ekranı, kontrol tuşları ve rakamlara benzeyen bazı sembollerin yer aldığı 12 tuşun kazılı olduğu nesne, kafalarda soru işaretleri yarattı. Bazı UFO teorisyenleri, bulunan tarihi nesnenin o dönemde uzaylılar tarafından getirilmiş olabileceğini iddia etti.
Dünya çapında üne sahip UFO uzmanı Daniel Munoz ise nesnenin üzerindeki tuşların üzerine kazınan sembollerin, Sümer çivi yazısı olduğunu tespit etti. Daha çok Mezopotamya'nın Irak-Suriye bölgesinde görülen Sümer eşyalarının Avusturya'ya nasıl ulaşabileceği ise merak konusu oldu.
Tarihçiler, milattan önce 3 binli yıllarda Mezopotamya'da hüküm süren Sümerlere ait eşyaların o dönemki ticaret koşullarıyla dünyanın çeşitli yerlerine iletilmiş olmasının mümkün olduğunu kaydetti. Nesnenin 800 yıllık olduğunu doğrulayan Munoz, işlevinin ise telefon olup olmayacağı konusunda yorum yapmadı.
http://www.milliyet.com.tr/800-yillik-cep-telefonu-sok-etti/dunya/detay/2169834/default.htm?ShowPageSkin=1

22 Aralık 2015 Salı

Sosyal Medya Bu Görüntüyü Konuşuyor!

Sosyal Medya Bu Görüntüyü Konuşuyor!

Marja Terttu Karlsson, Pajala kentinde kuzey ışıklarının oluşturduğu kurt resmini fotoğrafladı.
İsveç’in en kuzeyindeki Pajala kentinde kuzey ışıklarını fotoğraflayan Marja Terttu Karlsson’un objektifine kuzey ışıklarının oluşturduğu kurt resmi takıldı. Fotoğraf sadece İsveç Televizyonu SVT’ nin web sayfasından iki gün içerisinde 32 bin kere paylaşıldı. Fotoğrafın sosyal paylaşım sitelerinde hızla paylaşıldığı belirtildi.

 

FOTOSHOP DEĞİL

Marja Terttu ‘‘Bir yıl önce de kuzey ışıkları dansı sırasında doğan kuşu şekli yakalamıştım. İlerde belki ayı yakalarım" dedi. 


http://www.haber61.net/sosyal-medya-bu-goruntuyu-konusuyor-252723h.htm alınmıştır

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı