29 Mart 2018 Perşembe

Marie Antoinette ile karşılaştık


Marie Antoinette ile karşılaştık 

1901 yılında Versay Sarayı gezen iki kadın farkında olmadan 18 yüzyılda Fransa kraliçesi olan Marie Antoinette' nin yaşadığı Çağa gittiler ve bir süre orada yaşadılar. Aşağıdaki yazı “Trianon Serüveni” diye bilinen bu karmaşık olayı anlatıyor. 

1901 yılını sıcak bir ağustos günü ikindi zamanıydı. Orta yaşlı iki bayan öğretmen, anne Moberley ve Eleanur Jourdain, yıllık izinlerini geçirmek için Paris’e gelmişlerdi. Bu arada ünlü Versay Sarayı'na da ilk defa geleceklerdi her iki öğretmen ile tarihi ile ilgili bilgiler ve her ikisini de akademik kariyeri vardı Moberley, Oxford ta ki St. Hugh Koleji’nin müdüre si arkadaşı ise, whaford daki bir kız Okulu'nun boş öğretmeniydi. Son derece bilinçli ve aklı başında olan öğretmenlerin başına gelen inanılmaz olayı uydurmaları ya da hayale kapılmaları söz konusu bile olamazdı. 

O gün bütün Sanayi Gezdiler ve dinlenmek üzere galeri des Glaces'de bir süre oturdular. Pencere açık ve dışarıdaki görkemli Bahçeden çiçeklerin nefes kokusu içeri doluyordu. Bu temiz kır havası içlerinde gezintiye çıkmak isteği uyandırdı. Bu kez küçük trianon şato görmek istediler. Versay Sarayı'nın bahçesindeki bu şatoyu Fransa kralı 15.Louis yaptırmış ve yerine tahta geçen 16. Louis e dolayısıyla Onun eşi olan Marie Antoinette armağan etmişti.

Beyaz elbiseli kadın
Küçük Trianon'a giden yolun üzerinde olup olmadıklarından Emin değillerdi. Şatoyu Hedef almışlardı. Ancak Yolları oldukça karışık olduğundan, gidecekleri yeri tahminen kestirmeye çalışıyorlardı. Bu sırada Moberley, gittikleri yolun köşesinde küçük bir yapının penceresinde dalgalanır gibi beyaz elbiseli bir kadını fark etti. Böylece şaşırdıklarını yolu sorabilecekleri biri karşılarına çıkmıştı. Fakat arkadaşı jouradain, sanki ona aldırmadan yürüdü. Ancak sonradan öğrenecektir ki  Joordain ne bu yapıyı ne de beyaz elbiseli kadını görmemişti. 


Garip Bahçıvanlar
İki kadın kendilerini kuşatan esrarengiz ortamın farkında olmaksızın, İngiltere'de ki dostlarından söz ediyorlardı. Sonra karşılarına çıkan dönemeçten sağa döndüler. Birkaç küçük yapıya daha geçtiler. Bir an karşılarına mermerden oyulmuş birkaç basamak çıktı. Burası bir tak görünümünde idi Ve açık Bir kapıdan arkadaki bahçeye çıkabiliyordu. Duraksamadan takı geçtiler,  Şimdi önlerinde iki yana ağaçlı bir patika belirmişti. Bir an durdular. Ama orada 2 bahçıvanın çalıştığını görünce yürümeye başladılar bahçıvanların işgüzar insanlar oldukları belliydi hem çalışıyorlar hem de koyu bir sohbet le aralarında konuşuyorlardı. Birinin elinde el arabası diğerinde de bahçe teli vardı buraya kadar her şey normaldi. Fakat normal olmayan onların gereksiz Hatta gülünç giyimleriydi. Üstlerindeki kirlenmiş yeşil birer ceket ve başlarında üç köşeli şapkalar vardı Uzun giysiler 100 yıl öncesinden kalmış gibiydi. 

Korkunç bir adam
Tam bu sırada tuhaf bir önsezi ile dehşete kapıldılar (Bun duygunun nedenini açıklayamadılar, fakat her ikisi de birden kulak kesilmiş ve birbirleriyle konuşmadıklarını daha sonra açıklamışlardı.) çevrede garip bir şey vardı Anlaşılmadık ve tatsız bir ortam oluşmuştu o anda, çevredeki manzaranın derinliği kayboldu ve 2 boyutlu resim gibi bir manzara oluştu. Büyülenmişçesine yürüyorlardı. Birden önünde bir bahçe çardağı çıktı yuvarlak kubbeli alçak çitlerle çevrili bir dinlenme çardağı idi. İçinde bir adam oturuyordu o zaman heyecanlarının doruğuna ulaştıklarını fark ettiler. Bu öyle bir adamdı ki dünyada hiçbir kadın onun karanlık ve iğrenç yüzüne bakamazdı. Adamın üzerinde korkunç görüntüsünü tamamlayan Uzunca bir palto, başında ise geniş kenarlı bir Şapka vardı belki de başından beri aradıkları yol orasıydı, fakat geri dönüp çardakta ki korkunç adamdan kaçmayı tercih ettiler. 

Tuhaf bir dünya
Yaşlarından Beklenmeyen bir hızla bir sürü koştular. bu tuhaf ortamda Sadece ayak sesleri kendilerine aitti. Kalan her şeyi birden yabancılaşmıştı. Koşmaları önlerine boş bir Patika çıkana kadar sürdü. Moberley birden orada bir adamın daha dikildiğini gördü oysa Biraz önce kimse yoktu. Adam ansızın belirivermişti. Kendi ifadesiyle," bu kez nazik bir adama rastlamıştı uzun boylu siyah gözlü ve Siyah hafif dalgalı saçlıydı." 

Bu adamın da başında garip bir şapka ve üzerinde uzun koyu renkli bir palto vardı. Sanki onların hiç farkında değilmiş gibi bir eve doğru yürüyordu.
Sonra onları fark etmişçesine irkildi, ardından da iki kadının kıyafetlerini süzerek gülümsedi. Belli ki, kadınların giyim tarzını yadırgamıştı. Buna rağmen iki kadını da nazikçe eğilerek selamladı hızla koşan kadınlar teşekkür etmek üzere geri dönüp baktıklarında adamın ansızın kaybolduğunu silindiğini sezdiler. Bir hayaletle karşılaşmış gibi yeniden tabana Kuvvet koşmaya başladılar ta ki çevrede hiçbir insan gözükmeyene kadar... Bu koşuları sırasında sanki biri onların ardından koşuyor gibiydi fakat görünürde kimse yoktu. 

Kendilerine İnanamıyorlar
Hafta boyunca aralarında bu olayı tartışılır. Jourdain, kendilerine inanılmayacak ya da işlerinden olacakları korkusuyla bu olayın bir sözünü bile etmek istemiyordu. Ancak Moberley, gördüklerini ayrıntılarıyla yazmıştı. Bu olayı onda büyük bir sıkıntı duygusu yaratmış ve huzuru kaçmıştı. Olayı tekrar yerinde keşfetmek için dayanılmaz bir içgüdüyle zorlanıyordu. Arkadaşına, küçük Trianon ‘un perili ya da tekinsiz olduğuna inanıyor musun diye sorduğunda onun kuşku duymadığını gördü. Sadece aralarında küçük gözlem farkları vardı. Her ikisi de ayrı ayrı notlar almışlardı Fakat olay Temel de aynıydı. 

İngiltere’ye döndükten sonra iki kadın birbirlerinden ayrı kaldıkları 3 ay boyunca izlenimlerini yazdılar. Yeniden buluştukları karşılaştılar ve olayı yeniden yorumladılar. Olan bitenin Gerçek değil Bir Hayal ya da vizyon olduğu ihtimali üzerinde duruyorlardı. Bu olayı birlikte yaşamalarını ise Kolektif bir yanılgı olarak açıklamaya çalışıyorlardı. 

Kraliçenin hayali dolaşıyor
İki öğretmen bir süre sonra, Trianon vizyonunun çok eski belgelere dayandığını öğrendiler. Jourdain ‘in Paris’te bir arkadaşı, Versay Sarayı ile aynı ismi paylaşan Versay Köyü halkının 1 ağustos günü Maria Antoinette 'i küçük Trianon şatosunun bahçesinde gördüklerini anlattı. Kraliçenin üzerine pembe şık bir elbise ve başında da kolalı dantelden yapılmış bir şapkası vardı.

Şimdi bile aynı köy halkı kraliçeyi gördüklerini anlatıyorlar. Arkadaşımın l792 yılının 10 Ağustosun da yani 3 yıl sonra bütün köy halkının onu gördüğünü anlatmıştı. Louis ve karısı Antonoit’te sarayın mabedine hapsedilmiş nerede sonra da kraliçe zaman zaman oralarda tek başına görülüyordu. 

Uzmanlar kuşku duyuyorlar
İki kadının Yankı uyandıran iddiaları uzmanlarca araştırıldı enine boyuna her ayrıntı yerinde incelendi. Sonuçta Moberley Jourdain ‘in serüvenleri uzmanlara Kuşkulu ve Çok karmaşık geldi. İlk bakışta akla gelen şey onların hayal gördükleriydi. Belki de dikkat çekmeyi ya da böyle kitap yayınlayarak Şöhrete ulaşmayı düşündükleri İleri sürüldü. 

Hatta onların romantizmleri nedeniyle gerçek ile hayalin hassas çizgisini birbirlerine karıştırdıkları söylendi. Ancak ikisinin de Aynı tutkuyla, Versay'a gitmelerinin ve saygın müdireliklerini göze almalarının ne anlamı olabilirdi. Üstelik Trianon olayını çevrenin yerli halkı da öteden beri biliyorlardı. 

Araştırma sürüyor
Buna rağmen iki kadının serüvenlerinde ayrıntı olarak, birçok zaman bir arada yaşanıyormuş havası vardı. İki Tanık da bunun farkındaydı var. Moda tarihle ilgili sayısız doküman karıştırdılar. Sarayın mimari tasarım üzerine araştırdılar onlara karşı olan araştırmasına anlatıldığı biçimde bu giysilerin kraliçe ait olduğunu kabul ediyorlardı fakat personelin giyim tarzlarında aykırılıklar vardı.
Bütün bu sonuçlar ışığında, küçük ayrıntılarda olmayacak şeyler çıkıyordu. Örneğin Saray İşçileri asla yeşil renkli üniforma giyemezlerdi. Zira yeşil renk giymek yalnızca soyluların hakkıydı. 1901 yılında bile Saray bahçıvanları da dâhil hiçbir görevli yeşil giymiyordu. 

Trianon serüvenini yaşayan için kadın için Bütün bunların cevabı Belki den öteye geçemiyordu. Var olmayan koruluklar da ya da tarihin gerisindeki düzenlemiş biçimiyle var olmayan Saray patikalarında gezinen o insanlar kimdi. 

İki kadın yine de veriyi inceliyorlar ve kendilerini destekleyecek bilgilerin inceliyorlardı. 

Sonradan akla gelenler
İki kadının iddialarında Görülen en büyük Kuşku orada bir Çardak köşkün hiçbir zaman olmayışıydı. Versay Sarayı'nda s Gördüklerini söyledikleri biçimde bir Çardak hiç olmamıştı. Trianon ‘un orijinal planları ise hiçbir şeyi okunamayacak biçimde yıpranmış kararmıştı temel güçlük kadınların anlattığı konumun şimdi ya da Eskiden olup olmadığını Bir bilen olmayışından kaynaklanıyordu. Bu noktadan hareketle iki kadın da böyle bir köşkün varlığını kanıtlayabilirlerse iddialarına kanıtlayabileceklerdi iş başa düşmüştü. 

Baş başa verip bütün ayrıntıları hatırladılar, arşivleri karıştırdılar Ve sonunda coşkun " Çin tarzından şiddetle etkilendiği" kararına vardılar. Daha önce okudukları  “Revue de Paris” dergisinin 1 sayısında eleştirmen leon Rey,"Jeude Bauge denen yapıların Çin tarzında bir bahçeden etkilendiğini belirtiyordu. 
 
Destekleyici kanıtlar bulunuyor
Çin tarzı sözünden yola çıktılar düşüncelerine göre ikisini de aynı mimarın yapabileceği ihtimali kuvvetlenmişti. 1909 yılında yeniden bir araştırmaya giriştiler. Jeu de Bauge planlarını 1774 yılında Marie Antoniette'in bahçıvanı Antonie Richard'ın çizdiği bilindiğine göre, 1901 yılındaki aynı mimari üsluba uygun çardağın planlarını da onun çizmesi gerekiyordu. 

Bu orijinal planlar ilgili arşiv kuruluşunda bulununca Her şey ortaya çıktı. Mimar Richard, sözü edilen yerde Gerçekten böyle bir çardan resmini çizmiş ve tıklatıp kadınların çizdiği anlattığı biçimde patikaları koruluğu ve teraslı evleri planına kaydetmişti. Bu buluş onların zaferi oldu. Onlardan kuşkulananlar derin bir sessizliğe gömüldüler. 

Moberley ve Jourdain, 1950'li yıllarda bir tesadüf sonucu 1901 vizyonunda gördükleri kişinin kimliğini de sapladılar. Onlara selam vermiş olan bu esmer ve nazik adam Veadreuil kontu idi. Maria Antoinette 'in yakın olduğundan O da giyotine gönderilmişti. Kont'u okul sınavları ile ilgili bir Tarihi kitabını karıştırırken buldukları bir fotoğraftan tanıdılar. 

Maria Antoinette olduğu anlaşılıyor
Moberley ve Jourdain'in araştırmaları ömrünün sonuna kadar sürdü. Çeşitli yıllarda defalarca Versay Sarayı’nı gezdiler anılarını bir kitapta topladılar. Haklarında lehte ve aleyhte çok şey söylendi onları romantik Hayaller ile kamuoyunu meşgul etmekte suçladılar. Bazıları’ da Versay Sarayı'nda bir uzay-zaman karışması (zaman dalgalanması) sonucunda gerçek bir olayın yaşandığını inanıyorlardı. 

1950'li yıllarda kısa bir arayla öldüklerinde oldukça yaşlıydılar. Bunadıklarını bile ileri sürenler oldu.
Oysa 1901 yılında bu esrarengiz olay sırasında 35 yaşlarındaydılar. Her ikisinde de gördükleri olaydan etkilenmeleri için nedenler vardı. Onlar olayın zaman trafiğinin karışmasından çok duygusal nedenlerle Fransa Kraliçesi’nin trajik yaşantısıyla ilgilenmişlerdir. Çünkü kraliçeyi Bir dost bir arkadaş gibi görmüşlerdi. Gerçi onunla hiçbir şey konuşmamışlardı ama onu görmek açıklı sonuna Üzülmek için yeterliydi eğer o dönemde terasa yaslanmış düşünceli kadının Maria Antoinette olduğunu bilselerdi, kendisini bekleyen acı sonlar haberdar etmeyi bile deneyebilirlerdi. Ne var ki bunu Vizyon bittikten sonra anladılar. Kraliçenin resmi ile karşılaştıklarında her şeyi anladılar. Gördükleri kadın Maria Antoinette idi.

Popüler Yayınlar